Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, terörist başı Abdullah Öcalan için “barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü” önerisi, Cumhur İttifakı’nın iç dinamiklerini sarstı. MHP çevresinde, Bahçeli’nin bu çıkışının örgüte silah bırakma baskısı oluşturma amacı taşıdığı yorumları yapılırken, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) kurmayları Öcalan’ın isminin bu kadar öne çıkmasından rahatsız olduklarını belirtiyorlar. İktidar kaynakları, mevcut sürecin tıkandığını ve sadece sembolik etkinliklerin yapıldığını ifade ediyor.
Bahçeli, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, açılım süreci ile ilgili önemli mesajlar verdi. Son haftalarda konuyla ilgili sessiz kalan Bahçeli’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği özel görüşmenin ardından bu çıkışı yapması dikkat çekti. Bahçeli, “Abdullah Öcalan’ın statü meselesinin konuşulması bizim açımızdan önemlidir. Bu mesele yokmuş gibi davranarak sürecin sağlıklı işlemesi mümkün değildir. Bu tartışmalara son vermek için bunun adının ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’ olmasını öneriyorum” dedi.
MHP’ye yakın kaynaklar, Bahçeli’nin sözlerinin terör örgütü üzerinde bir baskı oluşturma hamlesi olarak değerlendirildiğini dile getiriyor. Bazı MHP yöneticileri, Bahçeli ve Erdoğan’ın istişare halinde söylem geliştirdiğini ve amacın örgütü silah bırakmaya zorlamak olduğunu öne sürüyor. Ancak, parti içinde Bahçeli’nin kullandığı ifadelerden rahatsız olan bazı isimlerin bulunduğu, ancak bu rahatsızlığın açıkça dile getirilemediği kaydediliyor.
AKP cephesinde ise, Öcalan’ın bu denli görünür hale gelmesinden kaynaklanan rahatsızlık sürüyor. AKP kurmayları, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın süreç boyunca Öcalan’ın adını kullanmaktan kaçındığını belirtirken, milliyetçi seçmen tabanının ve şehit-gazi ailelerinin bu tür söylemlerden rahatsız olduğunu ifade ediyorlar. İktidar kaynakları, bu durumun sürece zarar verdiğini ve seçmen kaybı riskini artırdığını savunuyor. Ayrıca, DEM Parti’nin süreçte izlediği tavrın da AKP içinde rahatsızlık yarattığı belirtiliyor.
AKP kurmayları, açılım sürecinin başlangıcından itibaren “tek ve değişmez şartın” terör örgütünün silah bırakması olduğunu vurguluyor. Güvenlik bürokrasisinden gelen raporların ise bu beklentileri karşılamadığı ifade ediliyor. İktidar kaynakları, “Silah bırakma konusunda sembolik bir tören dışında somut bir gelişme yaşanmadı. Sürecin ilerlemesi için örgütün tamamıyla silah bırakması gerekiyor.” değerlendirmesini yapıyor.