Babülmendep Boğazı’nın Kapatılması Olasılığı: İran Medyasından Çarpıcı Analiz
İran medyası, ABD ve İsrail ile İran arasındaki olası bir savaşın yeniden patlak vermesi durumunda Babülmendep Boğazı’nın hızla kapatılabileceği uyarısında bulundu. Yarı resmi Tasnim Haber Ajansı, yayınladığı analizde, bu tür bir çatışmanın başlaması halinde bölgedeki direniş gruplarının daha güçlü bir şekilde karşılık vereceğini öne sürdü. Tasnim’in savaş değerlendirme grubunun 326 numaralı raporunda, “direniş ekseninin” çatışmalara daha yoğun bir şekilde katılacağı ifade edildi.
Analizde, Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayan stratejik Babülmendep Boğazı’nın, Yemen’deki Husiler tarafından kısa sürede kapatılmasının mümkün olduğu vurgulandı. Babülmendep Boğazı, dünya deniz ticareti ve enerji taşımacılığı açısından kritik bir geçiş noktası olarak değerlendiriliyor. Olası bir kapanma, küresel tedarik zincirleri üzerinde ciddi baskılar oluşturabilir.
Husilerin tehditleri, ateşkes öncesi Yemen’de gündeme gelmişti. Yemen’deki İran destekli Husilerin, Kızıldeniz’i Aden Körfezi ve Babülmendep Boğazı’nın kapatılması seçenekleri arasında olduğunu duyurması dikkat çekti. Husilerin, İran, Lübnan ve Irak’taki müttefikleriyle birlikte hareket ettiğini belirten Yemen merkezli hükümetin Enformasyon Bakan Yardımcısı Muhammed Mansur, bu konuyu gündeme getirmişti.
Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz’i Aden Körfezi üzerinden Hint Okyanusu’na bağlayan dar bir su yolu olarak, dünya ticareti ve enerji güvenliği açısından son derece stratejik bir konumda yer almaktadır. Cibuti ve Eritre kıyılarıyla Yemen arasında bulunan bu boğaz, jeopolitik krizlerde sıkça gündeme geliyor. Ayrıca, Süveyş Kanalı ile birlikte Avrupa-Asya deniz ticaret hattının önemli geçiş noktalarından birini oluşturuyor.
Asya’dan Avrupa’ya giden konteyner gemileri, tankerler ve yük gemileri bu hattı kullanıyor. Bu nedenle, boğazda yaşanacak her türlü kapanma veya saldırı, gemilerin Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu rotasına yönelmesine neden olacak ve bu durum sevkiyat sürelerini haftalarca uzatacak, maliyetleri ise ciddi ölçüde artıracaktır. Basra Körfezi, Körfez ülkeleri ve Asya pazarlarından çıkan petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz sevkiyatının büyük bir kısmı Babülmendep üzerinden Kızıldeniz’e ve Süveyş Kanalı’na ulaşır. Bu sebeplerle, boğazda yaşanacak riskler sadece bölgesel değil, aynı zamanda küresel petrol fiyatları ve enerji piyasaları üzerinde etkili olacaktır.
Babülmendep Boğazı’nın çevresi uzun süredir çatışma alanı olarak biliniyor. Özellikle Yemen’deki iç savaş ve bölgedeki silahlı grupların varlığı, bu boğazı güvenlik açısından son derece hassas hale getiriyor. Son yıllarda ticaret gemilerine yönelik füze, insansız hava aracı (İHA) saldırıları ve korsanlık tehditleri, bu hattın önemini daha da artırdı. Bu nedenle, ABD, Birleşik Krallık, Fransa ve bölge ülkeleri burada yoğun bir deniz gücü bulunduruyor.