Yabancılar alım yapıyor… Borsada geçen hafta neler oldu… Gelecek hafta tahminlerinde neler var

Kısadagala yazarı Mehmet Çetingüleç seçim öncesi borsada yaşanabilecekleri köşesine taşıyarak değerlendirdi. Seçim sürecini para yutan bir canavara benzeten Çetingüleç ‘İktidarın elinde ne var? sorusuna yazısında yanıt arayarak “Merkez Bankası matbaası… Dış ticarette umut yok. Mart ayında açık 8 milyar 340 milyon dolara ulaştı. Piyasaya müdahale edebilmek için döviz ve altın rezervleri boca ediliyor.” dedi.

Mehmet Çetingüleç’in ‘Borsada “seçim rallisi” yaşanacak mı?’ yazısının tamamı şöyle:

Borsa İstanbul’da kritik süreç başlıyor. Geçen hafta “ay sonu” olması nedeniyle sarsıntılı geçti. Satışlar hızlandı ve BİST 100 endeksi Cuma günü seansın sonuna doğru gelen sert satışlarla 4750’deki desteğini kırarak 4617’ye kadar geriledi.

Günlük yüzde 3.58 gibi yüksek bir kayıp…

Bu hafta endeks için 4600 önemli bir destek seviyesi. Aşağı kırılması kötü olabilir!

Pazartesi işlem yok, Salı gününden itibaren yeni bir fiyatlama başlayacak. Bu fiyatlama sürecinde borsanın yukarı hareketi başlatabilmesi için öncelikle 4750, sonra 4840 seviyesinin aşılması gerekiyor.

Son haftalarda ilk çeyrek bilançoların da etkisiyle 5200’e kadar ulaşıp tekrar geri çekilen endeksin toparlanabilmesi için umutlar “seçim rallisine” kaldı.

***

Seçim öncesi iktidarın borsada ralli denemesi yapacağına ilişkin güçlü bir beklenti var. Kamu kağıtları üzerinden yapılan alımlarla zaman zaman borsa endeksi yukarıya çekilebiliyor. Ancak hisse senetlerine müdahale için de kaynak gerekli ve gözlenen o ki bu kaynaklar da sınırsız değil. Belki “son atımlık” barut seçim öncesine saklanmış olabilir…

Bir umut!

Ağır sarsıntılara rağmen borsada kalmaya devam edenlerin umudu…

***

Seçim süreci, para yutan canavara dönüşmüş durumda. Herkese para dağıtılıyor. Yapay piyasayı ayakta tutabilmek için para gerekiyor. Depremzedeler ve yoksul halk yardım bekliyor, borsa para istiyor, dövizi baskılamak için para gerekiyor.

İktidarın elinde ne var?

Merkez Bankası matbaası…

Dış ticarette umut yok. Mart ayında açık 8 milyar 340 milyon dolara ulaştı.

Piyasaya müdahale edebilmek için döviz ve altın rezervleri boca ediliyor.

Merkez Bankasının brüt altın ve döviz rezervi 20 Nisan’la biten haftada 5 milyar 400 milyon dolar birden azalarak 116 milyar 131 milyon dolara geriledi. Dövizi baskı altında tutmanın 1 haftalık maliyeti 5.4 milyar dolara çıkmış. Buna rağmen kurlar adım adım yükselmeye devam ediyor. Piyasada ikili kur oluşumu önlenemiyor…

Borsada ise Varlık Fonu alımlarına rağmen yükselişler sınırlı kalıyor. Geçen yılı 5509 puanla yüzde 196.5 getiriyle tamamlayan Borsa İstanbul’un cazibesine kapılıp alım yapanlar, yılbaşından bu yana sürekli kaybediyor. Son 4 ayda endeks 892 puan geriledi. Dört aylık faiz gelirinden olmak bir yana, yüzde 16’nın üzerinde bir kayıp var.

***

Nisan ayının son işlem günündeki geri çekilmeyle birlikte hisse senetlerinin toplam değeri yılbaşından bu yana 993 milyar lira azaldı. Geçen yılın sonunda toplam değer 6 trilyon 200 milyar liraya ulaşmıştı. Nisan sonundaki değer 5 trilyon 270 milyar lira.

Oysa yatırımcı sayısı yılbaşında 3 milyon 790 bindi, Nisan ayı sonu itibariye 4 milyon 770 bine ulaştı.

Yani…

Son 4 ayda borsaya yaklaşık 1 milyon yeni yatırımcı katıldı. Buna rağmen kağıtların 993 milyar lira değer kaybetmesi dikkat çekici.

Bu noktada not düşmek lazım. Son 4 ayda 10’un üzerinde şirketin hisseleri halka arz edildi. Bu hisselerden pay alabilmek için yüz binlerce yeni yatırımcı borsaya kaydedildi. Çünkü bazı hisselerde kişi başına 300 veya 500 liralık alıma izin veriliyor. Bu hisseler daha sonra yüksek prim yapsa da 1 kişinin aldığı hisseyle para kazanılması mümkün değil. O nedenle halka arzlardan yüksek miktarda hisse alabilmek için 1 kişi yüzlerce kişinin kimlik bilgilerini kullanarak hesap açıyor.

Açıkça söylemek gerekirse, şu anda borsada görünen yaklaşık 5 milyon yatırımcının yüz binlercesi sahte olabilir. Hesap sahipleri gerçekte hisse sahibi değil. “Tanıdık” birileri onların kimlikleriyle hesap açıp daha fazla hisse senedine ulaşıyor.

Zaten hisse senetlerinin değer kaybettiği bir dönemde ayda ortalama 250 bin yeni hesap açılması tuhaf değil mi?

Tazminatlarını alan EYT’liler borsaya girmiş olabilir, ama tamamının hisse senedi alması mümkün değil. EYT’lilerin eline para geçtiği dönemde Kur Korumalı Mevduat Hesaplarının 1 trilyon 979 milyar liraya ulaşması, paranın büyük oranda buraya kaydığını gösteriyor.

***

Borsa kritik bir eşiğe geldi. İktidara yakın kesimin beklediği “seçim rallisinin” bu hafta ya da en geç önümüzdeki hafta gerçekleşmesi gerekiyor ki, seçime yüksek kazançlarla girilsin.

Son 1 ayda satışların alışlardan daha baskın olduğunu söylemekte yarar var. Seçime giderken, iktidarın gücü ne kadar desteklemeye yeter, kamu kağıtlarının yükselişi satış fırsatı olarak görülürse ne olur? Bu soruları yanıtlamak zor.

Ancak…

Borsada uzun süredir satış yapan yabancıların son 2 haftada alışa geçmeleri dikkat çekici. Yabancılar 2 haftada toplam 216 milyon dolarlık alım yaptı. Rakam çok yüksek değil. Devamını izlemek gerekir.

Bu hafta Perşembe günü 28 Nisan’la biten haftanın işlem verileri gelecek. Eğer yabancı alımında bir patlama olursa seçim sonrası fiyatlamaya başlamış demektir.

Hisse senetlerinde yabancı oranı hala yüzde 28-29 arasında seyrediyor. Oranın yüzde 30’lara çıkması bir sinyal olabilir.

Yabancıların yanı sıra yerliler de seçim sonrasını fiyatlamak istiyor, ancak anketler “siyasi belirsizliğin” devam ettiğini gösterdiği için borsada alım eğilimi güçlenemedi.

Yabancıların borsada dikkate aldığı temel kriter; siyasi istikrarla birlikte güçlü ve gerçekçi ekonomi politikaları.

Hangi iktidar piyasada istikrarı nasıl sağlayabilir? Kimin gelme şansı daha yüksek? Yabancı yatırımcılar için siyasi etkilerden arındırılmış, gizli anketler yapılıyor.

Eğer iktidara kimin geleceğini merak ediyorsanız, seçime yakın günlerde piyasayı takip edin?

Yabancılar borsada yoğun alıma başlarsa, istikrarı sağlayacak bir iktidar gelecek demektir!…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir