Haber

TCMB Rezervleri Artıyor Görünse de Altın Etkisi Maskeliyor: Gerçek Resim Düşüşte

TCMB rezervleri Ekim ortasında artış gösterse de, altın fiyat etkisi hariç tutulduğunda swap hariç net rezervlerde 7,4 milyar dolarlık düşüş yaşandı. Dolarizasyon eğilimi yeniden güçlenirken, KKM çözülmesi ve tüketici kredilerindeki artış dikkat çekiyor.

tcmb rezervleri artiyor gorunse de altin etkisi maskeliyor gercek resim dususte j7mtq91t.png

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Rezerv Verileri Değerlendirildi

TCMB’nin 17 Ekim haftasına ilişkin rezerv verileri incelendiğinde, yüzeyde güçlü bir artış görülmesine rağmen, altın fiyatlarındaki etki göz önüne alındığında tablo değişiyor. Altın etkisi çıkarıldığında swap hariç net rezervlerde 7,4 milyar dolarlık bir azalma yaşandı. Dolarizasyonun artması, KKM çözülmesi ve yabancı giriş-çıkışlar, ülkenin dış denge görünümünün kırılganlığını koruduğunu gösteriyor.


Başlıkta Artış, Özde Gerileme

17 Ekim haftasında TCMB’nin swap hariç net rezervleri 1,4 milyar dolar artarak 63,2 milyar dolara yükselirken, brüt rezervler ise 8,7 milyar dolar artışla 198,4 milyar dolara çıktı. Ancak bu artışın büyük bir kısmı altın fiyatlarındaki yükselişten kaynaklanan 8,8 milyar dolarlık değerleme etkisinden kaynaklanıyor. Değerleme etkisi çıkarıldığında swap hariç net rezervlerde 7,4 milyar dolarlık bir gerileme olduğu görülüyor.

22 Ekim itibariyle ilk üç günlük verilere göre, brüt rezervlerde 9,5 milyar dolar, net rezervlerde 9,9 milyar dolar, swap hariç net rezervlerde ise yaklaşık 9,2 milyar dolarlık bir azalış görülüyor. Altın fiyat etkisi çıkarıldığında ise bu düşüş yaklaşık 2,3 milyar dolar düzeyinde gerçekleşiyor.


Dolarizasyon Yeniden Yükselişte

Parite etkisinden arındırılmış verilere göre, bireysel döviz mevduatları 1,2 milyar dolar, kurumsal mevduatlar ise 1,1 milyar dolar arttı. Toplam döviz mevduatlarında haftalık artış 2,3 milyar doları buldu. Yıl başından bu yana toplam artış 20,1 milyar dolara ulaştı, bu da yatırımcıların dövize olan taleplerinin yeniden yöneldiğini gösteriyor.

Yatırım fonları dahil edildiğinde hesaplanan toplam dolarizasyon oranı %43,5’e yükseldi. Bu oran 2023 ortasında %70 seviyesindeydi.


KKM Çözülmesi Devam Ediyor

Kur korumalı mevduatlar 17 Ekim haftasında 34 milyar TL azalarak 205 milyar TL’ye geriledi. Ağustos 2023’ten bu yana 3,2 trilyon TL çözülme yaşandı. DTH ve KKM’nin toplam mevduatlar içindeki payı %40,9 seviyesinde. Bu oran, KKM hesaplarının zirve yaptığı Ağustos 2023’te %68,4 düzeyindeydi.

Bu çözülme, TCMB’nin TL mevduatları cazip hale getirme çabalarının kısmen başarılı olduğunu, ancak döviz talebinin yeniden güçlenmeye başladığını gösteriyor.


TL Mevduatlar Artıyor, Kredi Büyümesi Farklı Yönlerde

Haftalık bazda TL mevduatlar 441 milyar TL artışla 15,3 trilyon TL’ye ulaşırken, yabancı para kredileri 1,5 milyar dolar artarak 195,6 milyar dolar seviyesine çıktı. Ticari kredilerde yavaşlama yaşanırken, tüketici kredilerinde artış gözlendi. Bu durum, şirket kredilerinde yavaşlama ve tüketici kredilerinde ivmelenme olduğunu gösteriyor.


Yabancı Girişleri: DİBS’te Alım, Hissede Satış

Yurtdışı yerleşikler, 17 Ekim haftasında 151 milyon dolarlık DİBS alımı yaptı ve stok 15,4 milyar dolara yükseldi. Hisse senetlerinde 178 milyon dolarlık net satış yaşanırken, Eurobond tarafında 441 milyon dolarlık satış gerçekleşti. Yabancı yatırımcı davranışı, faiz avantajına rağmen kısa vadeli dalgalanmalara duyarlı kalmayı sürdürüyor.


Yatırım Fonları Güçlü, Döviz Fonları Rekor Seviyede

Para Piyasası Fonları haftalık 8 milyar TL artarak 1,29 trilyon TL’ye yükselirken, Serbest Şemsiye Fonu altındaki PPF’ler ise 22 milyar TL artarak 1,1 trilyon TL’ye çıktı. Tüm döviz bazlı fonların aktif büyüklüğü 843 milyon dolar artarak 74 milyar dolara yükseldi. Bu artış, yatırımcıların döviz bazlı varlıklara ve yerel para birimi üzerindeki temkinli duruşlarına işaret ediyor.


Analiz: Kozmetik Denge, Yapısal Kırılganlık

Rezervlerdeki artışın altın fiyatları ve değerleme etkileriyle desteklendiği görülüyor. Ancak altın etkisi dışlandığında rezervlerde gerileme yaşanması, Türkiye’nin dış pozisyonundaki kırılganlığın devam ettiğini gösteriyor. Dolarizasyonun yeniden artması, tüketici kredilerinin hızlanması ve yabancı yatırımcı giriş-çıkışlarının oynak seyri, TCMB’nin kırılgan bir dengeyi yönetmeye çalıştığını gösteriyor.

Gerçek ve kalıcı bir rezerv artışı için sürdürülebilir portföy girişlerine ve kur istikrarına ihtiyaç var. Aksi halde, görünürdeki güçlü rakamların sadece kısa vadeli bir “optik rahatlama”dan öteye gitmeyebileceği belirtiliyor.

Kaynak: Gedik Yatırım

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir